Retro Ürünler Serisi

jordache

Üye
Puan 13
Çözümler 0
Katılım
20 Eylül 2026
Mesajlar
26
Beğeni
36
Puan
13
@jordache
CASİO TM-100
1987'de piyasaya sürüldüğünde dönemine göre çok nadir ve teknolojik bir aletti. Dünya için yeni bir araçtı; hatta zamanının çok ötesinde bir buluştu.

Kendi entegre anteni ve mikrofonu ile radyo sinyalleri gönderebilen bir FM radyo istasyonu olan bir kol saati. Bu küçük saat ile nerede olursanız olun; bir radyo istasyonu olabiliyordunuz ve en fazla 100 metre uzaklıkta radyo alıcısı olanlar sizi duyabiliyordu.

Bu saate o dönemde sahip olanlar; dolmuşlarda fm radyo açıkken frekansa girip şoförü trolleyip çıldırtıyorlardı.

Tıpkı Casio saatin tv kumanda versiyonu olduğu gibi.1.jpg
 
Casio CMD-40

Zamanında sadece saat değil, aynı zamanda televizyon kumandasıydı 😃
Teknolojinin en keyifli dönemlerinden birine ait küçük bir kumanda.
Bazen bir saat, sadece zamanı değil; çocukluğumuzuda geri getiriyor.

Bu saate sahip olanlar mağazadaki, kahvehanedeki TV'leri kapatıp veya kanal değiştirip işyeri sahibini delirtme potansiyeline sahipti.

images (54).jpeg
 
Bir dönemin hikayesi.

1970'li yılların Alman ikonik tarzını yansıtan turuncu renkli bir Bonanza / Polo bisikleti.

Almancıların Türkiye'ye akraba ziyaretlerine gelirken yanında getirdiği efsane model. O yılların sokaklarında iz bırakan, bugün ise bulunması zor bir parça. Dönemine ait orijinal karakter Nostalji ve koleksiyon değeri yüksek Dikkat çeken farklı bir stil.

Umarım vites kolu dikkatinizi çekmiştir.
Türkiye'de oldukça popüler olan, kadro tasarımı ve efsanevi konsol/vites kollarıyla hafızalara kazınmış klasik bir muz sele bisiklet modelidir.

2.jpeg1.jpg
 
Bir dönemin hikayesi.

1970'li yılların Alman ikonik tarzını yansıtan turuncu renkli bir Bonanza / Polo bisikleti.

Almancıların Türkiye'ye akraba ziyaretlerine gelirken yanında getirdiği efsane model. O yılların sokaklarında iz bırakan, bugün ise bulunması zor bir parça. Dönemine ait orijinal karakter Nostalji ve koleksiyon değeri yüksek Dikkat çeken farklı bir stil.

Umarım vites kolu dikkatinizi çekmiştir.
Türkiye'de oldukça popüler olan, kadro tasarımı ve efsanevi konsol/vites kollarıyla hafızalara kazınmış klasik bir muz sele bisiklet modelidir.

Ekli dosyayı görüntüle 32790Ekli dosyayı görüntüle 32791
O zamanlardaki tasarimlar daha guzelmis
 
O zamanlardaki tasarimlar daha guzelmis
O yıllarda üretilen ürünler gerçekten daha ikonik ve kaliteli ürünlerdi. Kendine özgü tarzı yansıttığı için sahip olan kişilerin gözü üzerinde dikkat çeken ürünlerdi.
 
Enterasan nesneler varmis zamaninda varsa böyle ikonik şeyleren ait arşivi olan paylaşima devam etsin lütfen
 
Bir zamanlar demir yolu çalışanlarına hediye edilen SERKİSOF marka saat.

Serkisof'un Asıl Hikayesi Kökeni: 19. yüzyılın sonlarında (1880'lerde) İstanbul'da kuyumculuk ve ticaret yapan Serkisof ailesi/ismi, Osmanlı döneminde ve sonrasında demiryolu çalışanlarına yönelik saat ticaretinde öne çıkmıştır. SSCB Üretimi (Çelyabinsk Saat Fabrikası): Türkiye'de "Şimendiferli" (lokomotif kabartmalı) veya "Demiryolu" olarak bilinen ünlü Serkisof köstekli cep saatlerinin büyük bölümü, Sovyetler Birliği (SSCB) döneminde Rusya'daki Çelyabinsk Saat Fabrikası (Chelyabinsk Watch Factory - Molnija) tarafından üretilmiştir.TCDD Anlaşması: Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) için özel olarak sipariş edilen bu saatlerin kadranına Serkisof ismi basılmış, arka kapaklarına ise tren/lokomotif kabartmaları konulmuştur. Genellikle sağlamlığıyla tanınan Molnija 3602 (18 taşlı) mekanizmasını kullanmışlardır. Yani ortada Türkiye'de kurulu büyük bir Serkisof saat fabrikası yoktur; Serkisof markası, Sovyet üretimi saatlerin Türkiye pazarı ve TCDD için ithal edilip markalandırıldığı bir ticari isimdir.

1.jpg2.jpg
 
köstekli saat güzelmiş
 
hepsini ayrı ruhu var şimdi her şey birbirine benziyor gibi
 
1885 yılında ahşap gövdeyle üretilen bu araç, Alman mucitler Gottlieb Daimler ve Wilhelm Maybach tarafından geliştirilen ve dünyanın ilk benzinli motosikleti kabul edilen Daimler Reitwagen'dir.

Daimler Reitwagen'in Özellikleri

İcat Edenler: Gottlieb Daimler ve Wilhelm Maybach.

Üretim Yılı: 1885.

Gövde: Tamamen ahşap bir şasi ve tekerlekleri destekleyen ek denge tekerleklerinden oluşur.

Motor: Tek silindirli, benzinle çalışan "büyükbaba saati" (grandfather clock) tarzı bir içten yanmalı motora sahiptir.

Önemi: Tarihteki ilk benzinli ve motorlu iki tekerlekli taşıt (motosiklet) atasıdır.

1.jpeg2.jpeg
 
Bir dönemin kömürlü ütüleri.

Kömürlü ütüler, eski zamanlarda ev hanımlarının en önemli yardımcılarından biriydi. Elektrikli ütülerden önce, bu ütüler ısısını içerisine yerleştirilen kömürle elde ederdi. 19. yüzyılda yaygın olarak kullanılan kömürlü ütüler, günlük hayatın vazgeçilmeziydi ve ütüleme işini kolaylaştıran önemli bir araçtı. Bugün, nostaljik bir değer taşıyan bu ütüler, geçmişin ev işlerine dair önemli bir iz bırakmıştır.

1.jpg
 
Muhtar Çakmağının Sıra Dışı Hikayesi

1. Halk Arasındaki Hikayesi:

Eski zamanda bir köye çok kıymetli bir çakmak (ateş kaynağı) getirilir. Ateşin etrafa zarar vermemesi ve güvenle kullanılması için köylüler bu aleti köyün muhtarına teslim eder.
Başlangıçta muhtar adaletle davranır, herkesin işini görür.
Ancak zamanla gücü elinde tutmanın ve ateşin tek sahibi olmanın verdiği konforla etrafında dalkavuklar birikir.
Şakşakçıların da teşvikiyle kibri büyüyen muhtar halkına zulmetmeye başlar.
Köy halkı baskıdan dolayı köyü terk eder, köy dağılır.
Komşu köye giden köylüler, durumlarını anlattıklarında "Köyümüze ateş geleli huzurumuz kaçtı" diyerek iktidar ve yetkinin yanlış ellerde tekelleşmesinin ve dalkavukluğun zararlarını özetler. Bu hikaye "Asla kimseye kontrolsüz ve tam yetki verme" dersiyle anlatılır.

2. Gerçek Tarihsel Kökeni:
(Adını Alış Hikayesi)
Halk arasında "Muhtar Çakmağı" olarak bilinen metal çakmaklar (genellikle Avusturya üretimi IMCO marka benzinli çakmaklar) Türkiye'de bu ismi ilginç bir tesadüfle almıştır:
1950'li yıllarda (veya geçmiş dönemlerde) yurtdışında (Avusturya'da) çalışan Türk işçiler, memlekete dönerken satmak amacıyla yanlarında yüklü miktarda bu metal çakmaklardan getirirler.
Gümrükte yakalanınca bu kaçak/izinsiz çakmaklara hükümet tarafından el konulur.
Binlerce çakmağın ne yapılacağı uzun süre kararlaştırılamaz ve sonunda valilikler aracılığıyla ülke genelindeki tüm muhtarlara dağıtılmasına karar verilir.
Köylülerin muhtarlarda gördüğü ve o dönem sıkça rastladığı bu benzinli metal çakmaklar zamanla halk arasında "Muhtar Çakmağı" adıyla özdeşleşir ve bu isimle anılmaya başlar.

1.jpg2.jpeg
 

Geri
Üst