Neden Tutmuyor Bu Diziler?

Afacan15

Müdavim
Puan 151
Çözümler 0
Katılım
9 Ekim 2024
Mesajlar
1,163
Beğeni
2,158
Puan
151
@Afacan15
Neler Oluyor Arkadaşlar, Neden Tutmuyor Bu Diziler?

Bu sezon büyük beklentiyle başlayan bazı diziler, reyting sonuçlarında beklenen ilgiyi henüz göremedi.

Sizce bunun en önemli nedeni ne? 👀

📌 Hikâye mi izleyiciyi yeterince yakalayamadı?
📌 Benzer dizilerin fazlalığı mı etkili oldu?
📌 Yayın günü ve saati mi belirleyici?
📌 Tanıtımlarda oluşan beklenti ile dizi arasında fark mı var?
📌 Yoksa izleyicinin televizyon izleme alışkanlığı mı değişti?

Sizce asıl sebep hangisi? Yorumlarda konuşalım. 👇 FB_IMG_1790577516601.jpg
 
Boş konuşmak,kelime hazineleri sıfır, hep aynı kelimeler,eğitici öğretici hiç bir şey yok,oyuncular estetikten hilkat garibanı,ördek dudaklar,dolgu yanaklar bıktık,hele erkeklerin keman kaşları öldürüyor insanı. Kadınların ya çok kapalı veya fazla açık giyim tarzları felaket,silah deseniz elde oyuncak, tv.lerde seyredecek hiç bir şey yok.Yemek programları onlarda berbat,hepsi birer gurme,yemek profesörleri,..Televizyon eğitici ,öğretici olmalı müzik desen hiç yok. Eskiyi neden arıyoruz, kaybettiklerimizden. Kısacası bizim örf adet ve yaşantımıza uymadığından.
 
Televizyon dizilerindeki reyting kaygısı, ne yazık ki nitelikli senaryoların ve sanatsal ciddiyetin önüne geçmiş durumdadır. Günümüzde yapımlar, tutarlı bir hikaye akışı doğrultusunda ilerlemek yerine, tamamen anlık izlenme oranlarını (reytingleri) optimize etmek amacıyla tasarlanıyor.
Bu durum, sadık izleyici kitlesini adeta birer "zaman hamalı" yerine koymaktan başka bir amaca hizmet etmemektedir.
Ekran ömrünü uzatmak adına hikayelerin yapay bir şekilde sündürülmesi, senaryoları bomboş bir döngüye hapsetmektedir. Başlangıç noktası ile ulaşılan son arasındaki bağ tamamen koptuğu için, yapılan radikal karakter ve olay değişiklikleri de izleyicide hiçbir anlam ifade etmemekte, yapımın inandırıcılığını ve ciddiyetini yok etmektedir.
Sırf ticari kaygılarla bir hikayeyi zorla uzatmak yerine, reyting düşüşü yaşandığı an yapımı birkaç bölüm içinde profesyonel bir finalle noktalamak, hem sanata hem de izleyiciye duyulan saygının bir gereğidir.
 
Neler Oluyor Arkadaşlar, Neden Tutmuyor Bu Diziler?

Bu sezon büyük beklentiyle başlayan bazı diziler, reyting sonuçlarında beklenen ilgiyi henüz göremedi.

Sizce bunun en önemli nedeni ne? 👀

📌 Hikâye mi izleyiciyi yeterince yakalayamadı?
📌 Benzer dizilerin fazlalığı mı etkili oldu?
📌 Yayın günü ve saati mi belirleyici?
📌 Tanıtımlarda oluşan beklenti ile dizi arasında fark mı var?
📌 Yoksa izleyicinin televizyon izleme alışkanlığı mı değişti?

Sizce asıl sebep hangisi? Yorumlarda konuşalım. 👇 Ekli dosyayı görüntüle 32988
diziler in tutmamasi en baş etken ticari getiri si olmamasi izleyici nin az olmasi film arasinda reklam gelirleri nin az olmasi senaryo lar innzayif olmasi yapim sirketinin film in tanitimina yeteri yatirim yapmamasi oyuncularin rolun hakkini vererek kendilerini oyuna rola vermemesi buda izlenen dizilerin dikkat cekiciligini düşmesi
 
Yazılan yorumların hemen hepsi gerçekleri yazmış. Dizilerin saatleride çok uzun üç saatlik dizi mi olur sinema mi bu. Saat uzadıkça senaryolarda lastik gibi gereksiz sahnelerle uzatılıyor. Bir saat taş patlasın 1,5 saat yeterli. TV kanalları başka programlar koymamak için gündüz, yemek aksam diziyle günü bitiriyorlar.
Nerede sanata, edebiyata dair programlar, nerede siyaset meydanı, arena vs benzeri yayınlar. Etliye sütlüye dokunmadan halkı uyutmak kanalların amacı. 80-90 yıllarındaki programları özledik...
 
Bence dizilerde ruh yok oyuncular oynamış olmak için oynuyor.alttan sufle veriliyor onlar papağan gibi tekrarlıyor kaç sefer film setine gittiğimi hatırlamıyorum bile.Oyuncular ve kostüm birde makyajcılar vardiyalı işci gibi isteksiz bıkmış şekilde çalışıyor..Haklılar o paraya o yemeğe o kadar saat .çekim kaçta bitecek belli değil rejisör fırçalamaları.Ha unutmadan bide dekor hazırlayanlar var onlar tam Allahlık.işleri baya zor .Serviste bir uyuyorlar kaldırmak neredeyse imkansız.Netice olarak arkadaşlar orda ticari bi amaç güdülüyor.Eski türk filmlerinde ruhun yanında çekimi seyretmeye gelenlerinde motivasyonu vardı büyük alkış alırlardı bi sahne çekildikten sonra.sufle ile çalışma tecrübeli sanatçılara sıkıcı gelirdi. Senaryolara gelince insanı bilinçaltında ne kadar huzursuz edecek konu varsa entrikalarla yoğurup öngörülemez netlikten uzak öne sürüyorlar.İzleyici bir yere kadar '' Evet :oops: Evet :oops: diye izliyor bi yerden sonra AMAAN :cautious: deyip bırakıyor.Bence sebepler bunlar ☕ :cool:
 
Neler Oluyor Arkadaşlar, Neden Tutmuyor Bu Diziler?

Bu sezon büyük beklentiyle başlayan bazı diziler, reyting sonuçlarında beklenen ilgiyi henüz göremedi.

Sizce bunun en önemli nedeni ne? 👀

📌 Hikâye mi izleyiciyi yeterince yakalayamadı?
📌 Benzer dizilerin fazlalığı mı etkili oldu?
📌 Yayın günü ve saati mi belirleyici?
📌 Tanıtımlarda oluşan beklenti ile dizi arasında fark mı var?
📌 Yoksa izleyicinin televizyon izleme alışkanlığı mı değişti?

Sizce asıl sebep hangisi? Yorumlarda konuşalım. 👇 Ekli dosyayı görüntüle 32988
Neden olcak nesil artık TV izlemiyor ki digitale geçti. Kaset, CD , digital hesabı gibi. Ayrıca gündüz reality programları dizilerden daha heyecanlı ve değişik degilmi.
 
Bunun bir sürü nedeni var bence

- Kaliteli Seneryo ve Kaliteli Kurgu
- Tekrar Eden Birbirine Benzeyen Seneryolar (ask,mafya, töre, intikam, kadını küçük düşürme,milli duygulari sömürme vs vs) gibi gider bu liste
- uzayan süreler haftada 2.30 saat dizi mi olur ? Boş Sahneler ile Zaman Doldurma.
- Yabancı Dizi Formati Gelmeli Sezonluk Olmali Haftada 2.30 saat cekmek yerine 15 bölüm cek max 1.50 saat olsun senaryosu kaliteli olsun herseyi düşünülmüş olsun.
- Bir diğer sıkılma nedenide hep ayni oyuncular uzerinden diziler dönüyor.
- Kanallarin Reyting (Para Uğruna) dizi harcamaları 5 bölüm yayınlanıyor bir bakmışsın final yapmis dizi.


Yani artık insanlar farklı şeyler istiyor neden bizim yabancılar gibi sezonluk dizilerimiz olmuyor özgün fikirlerimiz olmuyor merak ediyorum buna en güzel örneği kore diziler olarak verebilirim adamlarin son dönemde yaptığı her icerik tutuyor. Köklenmiş dizi anlayisini degistirmek gerekiyor.
 
Son düzenleme:
hep aynı konular ve 2 saat den uzun sürmesi büyük etken sanırım
 
Toplum yapımız ile uyuşmayan aşırı lüks yaşamlar, şiddet içeren konular, hiç kimsenin yaşamından bir parça bulamadığı, kültürden ,eğitimden, bilgiden uzak sadece yozlaşmış, vahşi, ahlak yoksunu dizilerin sonu geldi. Bizim toplumumuz geneline baktığımızda kaç kişi gece kıyafetleri ile işe gidiyor, kaç aile ultra lüks villalarda, ergenlerin altında lüks araçları olan bir yasam sürüyor. Eski dizilere bir bakın, İkinci Bahar,Seksenler, Bizimkiler, Akasya Durağı hala TV de yayınlanıyor ve hala keyifle izleniyor. O diziler bizden birileri sıkıntıları olan, mutlulukları, mutsuzluklari olan, hayalleri, umutları olan, paylaşmayı, yardımlaşmayı, dostluğu anlatan dizilerdi. Şimdi siddet, cinsellik, köy ağaları, mafya hesaplaşmaları , aldatma, riya, menfaat, lüks yasam. Gerçek hayattan uzaklaştıkça izlenmez oldular. Tüm yapımcıların artık gerçeği görmesi gerekiyor. Gençleri şiddete, lüks yasama özendirmek yerine eğitici, birleştirici, yol gösterici, sevgiyi, dostluğu, paylaşmayı öğreten kültürümüze, aile yapımıza uygun diziler yapmaları gerekiyor.
 
Boş konuşmak,kelime hazineleri sıfır, hep aynı kelimeler,eğitici öğretici hiç bir şey yok,oyuncular estetikten hilkat garibanı,ördek dudaklar,dolgu yanaklar bıktık,hele erkeklerin keman kaşları öldürüyor insanı. Kadınların ya çok kapalı veya fazla açık giyim tarzları felaket,silah deseniz elde oyuncak, tv.lerde seyredecek hiç bir şey yok.Yemek programları onlarda berbat,hepsi birer gurme,yemek profesörleri,..Televizyon eğitici ,öğretici olmalı müzik desen hiç yok. Eskiyi neden arıyoruz, kaybettiklerimizden. Kısacası bizim örf adet ve yaşantımıza uymadığından.
çok doğru bir tespit. Hala 70'lerin yeşillçam mantığı .yaratıcılık sıfır, toplusal sorunlara değinme sıfır varsa yoksa kadın-erkek muhabbeti, utanmasalar(ki utanmıyorlar) doğuda aşiret dizisi, batıda plaza holding dizileri gibi tamamen toplumsal gerçeklerden uzak saçmasapan yapımlar olması vs vs vs.
 
20lerde Kavakyelleri vardı gençlik yıllarının dizisi bilenler bilir ,modern çağın değerler yoksunluğunu izleyecgime gerçek drama duyularınin tarihlerine dönmeyi tercih ediyorum.
 
bu soruların cevabı için şuna bakmak lazım. Hababam sınıfı filminin herhangi bir bölümünü ezbere bilmeyen var mı? ama tv kanalları arasında geçiş yaparken denk gelince izlemeden duran var mı? izlemekten sıkılan veya artık ezberledik kardeşim deyip kanal değiştien var mı?

toplumun gerçeklerine dokunmayan, toplumun içinden gerçek bir birey veya aile örneğine dayanmayan, hayali kahraman, mafya babaları, kadını hor görmeler, dini konuları öne çıkaran yani belli bir noktayı sürekli ön planda tutana diziler ile toplumu yansıtan eskiler aynı mı? tabiii ki tutmaz. Bir süper baba dizi mesala. bu dizie kendini bir karalterler ile eşleştimeyen yeri gelince gülüp yeri gelince ağlamayan var mı? ama Şevket ALtuğ artık piyasada yok nedenini de kendisi söyledi. Rol almayı isteyeceğim kaliteli senaryolar yok dedi. bölüm başın tonla para alan ama karakter ve kültür yapısı, toplama örnek sanatçı olma adına tırt olan oyuncularla dolu piyasa.
 
reklamlar bir önceki bölümün özeti vb vb derken 5 bölüm kaliteli yabancı dizi izlerim . sürekli ağlamalar uzun uzun bakışmalar vb vb de cabası.
Zamanım değersiz, duygularım sömürülsün istiyorsanız tv+yerli dizi kombinasyonu ideal.
 
Dostlar mantık, reklam arası dizi desem. Belki bir çok şeyin özeti. Dizi, reklam arasına giriyor. Mutfağa geçip yemeğinizi yiyorsunuz, masayı toplayıp bulaşık makinesini dolduruyorsunuz, reklamlar devam ediyor. İzleyiciyi bu kadar göz ardı ederseniz sonuç doğal sayılmaz mı. Buna birde birbirini tekrar eden konuları ekleyin, değişmeyen oyuncuları. Dolayısıyla önceki dizide ne varsa yeni dizide o var. Önceki kanalda ne varsa izlediğiniz kanalda aynı şey. Kanımca değişen tek şey yayıncı kanalların logoları. Değişmeyen şey ise, töre, mafya, silah, entrika, kötü kaynana, fettan gelin vs. Bunların daha neyini izleyelim. Al bir adet android box en azından seçme özgürlüğü var. Çok mu uzattım ne. Bağışlayın lütfen. Saygılar.
 
ticari bi amaç güdülüyor.
Evet buna bende katılıyorum. Sadece diziler değil, hayatımız da bu yönde değişti. Biri selam verse, hemen ticari olarak kendimize bir pay çıkarma girişiminde bulunabiliyoruz.
 
Kendim (izleyici) açıdan değerlendirmem;

Hikaye Kıyameti ve "Aynılaşma" Sendromu

> Kopyanın Kopyası Senaryolar:
Son yıllarda zengin ağa-fakir kız, yalı entrikaları,
töre hikayeleri veya mafya dramaları o kadar çok gösterildi ki,
izleyici bu tür dizilerinden soğutuldu.

> Hayal Kırıklığı Yaratan Tanıtımlar:
Fragmanlar adeta sinema filmi kalitesinde gösteriliyor.
Ancak ilk bölüm başladığında, o görkemli tanıtımın arkasından
klişe bir melodrama dönüyor. Beklenti ile gerçek uyuşmadığında
izleyici ilk 30 dakikada kumandaya sarılıyor.

Sıradaki Gelsin.....
 
Yabancı dizilerin ulaşılabilirliği arttığı için ve artmasına rağmen yerli yapımların hepsi aynı yapıda kalması bence tutulmamasının sebebi bu eskiden sitkomlar vs vardı ne güzel gülebiliyorduk şimdi hep aynı yapıda diziler insanları uzaklaştırıyor ve piyasa şişti artık bence yabancı diziler veya türk platform dizileri çok daha başarılı
 
Milliyetçi ve ahlaki degerler ışığında bir yaklaşımla düşündüğüm için son 15 yıldır yalnızlıktan dolayı bir kaç diziyi sadece karekter olarak sevdiğim dizler oldu.Yerli film ve dizi izlemiyorum.Oyuculuk istediğiniz kadar iyi olsun adına tiyatrotik varsasyonlar denilsede bana her şekilde sahteliğin ışığını yansıtıyor ayrıca oynayanların gerçek hayatlarına bakınca oynanan karekterlere bir o kadar yabancılık ile sahteliklerini,tamamen kibir dolu yaklaşımı özendiren brezilya usulü,fransa alıntısı aşk kelimesine hiç bir şekilde uymayan,çok eşliliği öve öve bitiremeyen,aldatmayı ön plana düşüren,Mafyatik özentileri kahramanlaştıran,İşlenen karekter biçimleri tamamen absürt işlenen yada uymayan yaşam biçimi tarihi dizi yada film de olsa sahteliklerini ki zaten oyunculuk sahteliğin analitik yansıtma sanatı olarak gördüğüm içindirki denk gelince baktığımda mimiklerine bile yansıtıyorlar.O yüzden izlemeye tahammül etmem de zorlaşıyor.

Türkiye sosyal hayatını brezilya usulü hayat gibi yansıtmaya çalışmaları farklı boyut olmasada 60 lı yıllarda bile yapılan filmler bile bizi anlatmıyor İstanbul güzellemesi diye aktarılan yüzler Anadoluya biçiliyor olay bu.

Çok çeşitli yaşam kültürüne bürünen İstanbul yaşantısı denilebilsede Anadolu karakterini zengin kız fakir oğlan biçimiyle yanlış şekilde aktarışması ne kadar yanlışsa kültürümüz gibi asla yansıtılmamalıdır düşüncem agırlıklı.

Şuda gerçekki 2005 ve sonrası nesil tv den çok uzak yetişti sanal dünyanın mahkumu oldular demekte dizilerin yabancılaşmış ve gayri ahlaki yönünden daha tehlikeli olduğuda ayrı bir gerçek.Farkettiğim diğer şey japon çizgi dizi kültürü oluşturmuşlar sanırım bunu agırlıklı şekilde görebiliyorum.

Bu yüzden tiyatrotik kavram yabancılara çok yakışıyor kendi inanç dahil sahteliklerini oldukları gibi yansıttıklarından bana dogal geliyor belkide öyle görüyor olabilirim lakin bu dogallıklarını kaliteli oyunculuk adına gizliyor olsalarda gördüğüm bu.Onlarda artık kendi kahramanlarını aktarırken gerçek yüzlerini ortaya çıkarır oldular son varsasyonlarda kahramalar her şeye zarar veriyorlar şeklinde kurgulanıyorlar.Gemişteki Süperman karaekterini ne hale getirdiler mesela.Palyaço kılığındaki karekteri nasıl kahramanlaştırdılar gibi.

Günümüzde son derece maneviyat alanı olarak işleyen kurumsallığa bürünmüş olan dizi,sinema sektörü aynı savaş kanunua göre işleyen bir yapıyla ilerlediği sürecek, bana görede Kimlikleri değiştirmeye yönelik sektör olduğundan inişli çıkışlı olacaktır.
 
Son düzenleme:
Esasen dizilerimiz tutuluyor ve dünyaya ihraçta 3. sıradayız. Sadece bu diziler iç pazara hitap etmiyor gibi. Bugün balkan coğrafyasında, latin amerika ve afrikadan tutun asya ülkelerine kadar ihracat gerçekleşiyor ve ülkelere özgü dublajları ana akım medya kanallarında prime time'da yer alıyor.Özellikle de Tabii platformunun kuruluş amacından birinin de bu olduğunu düşünüyorum. Bizim iç pazarımıza yönelik diziler elbette tutmuyor çünkü iç pazarın tüketicisi olan bizler de farklı zevklere sahibiz. Asıl mesele de bu açıkçası. Diğer arkadaşların yorumlarını da okudum çok farklı bakış açıları kattılar bana sağolsunlar.

Farklı bir bakış açısı katmak adına da yabancı bir spikerin bu konudaki görüşlerinin yer aldığı video linkini aşağıda iletiyorum, iyi forumlar

 

Geri
Üst