Afacan15
Müdavim
Ülkemizdeki büyük bir oyunu açıklamak istiyorum.
Türkiye antibiyotik tüketiminde dünya 1. cisidir.
Yani diğer ülkelerden çok daha fazla ülkemizdeki insanlar fazla ve gereksiz antibiyotik kullanmaya devam ediyor.
Bu önlenmiyor, durdurulamıyor veya durdurulması istemniyor.
Bunun sonucunda ortaya çıkan antibiyotik dirençliliğinde de Türkiye dünya 1. cisidir.
Yani artık ülkemizde; özellikle hastane enfeksiyonlarındaki ve salgın hastalıklardaki mikroplar çok güçlü ve çok dirençli bir forma dönüştüler.
Öyle bir facia ile karşı karşıyayız ki artık antibiyotikler bu dirençli hala gelmiş süper mikropları öldüremiyor, yok edemiyor.
Bu durumu idrar yolu enfeksiyonlarında, midedeki Helicobacter Pyolryde, bağırsaklardaki mikrobik hastalıklarda, tüberkülozv.b. gibi hastalıklarda görmekteyiz.
İyileşmeyen ve tekrarlayan hastalıklar karşısında antibiyotik kullanımı aylarca veya yıllarca sürmektedir.
Ömür boyu kullanmalısın diye saçma çaresizlikler yaşanmaktadır.
Yakın tarihlerde cerrahi operasyonlar enfeksiyonlardan dolayı yapılamayacak duruma gelecek.
Salgın hastalıklar durdurulamayacak, kitlesel ölümler yaşanacak.
ANTİBİYOTİKLER PROBİYOTİKLERİ ÖLDÜRÜYOR, YOK EDİYOR.
ANTİBİYOTİKLER SİNDİRİM SİSTEMİNİ BOZUYOR
ANTİBİYOTİKLER BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ ZAYIFLATIYOR .
Bu başlıklar basit bir açıklama değil.
Tümüyle bozulan bir insan anatomisinin resmidir.
Probiyotikler sindirim sisteminin düzenli olmasını sağlıyor.
Besinlerin tam olarak sindiriminin ve emiliminin sağlanmasında çok büyük rolleri bulunuyor.
Aynı zamanda metabolizmanın ihtiyacı olan proteinlerin, vitaminlerin, minerallerin, aminoasitlerin ve diğer tüm bioyararlı maddelerin hem doğal habitattan ve doğal gıdalardan sentezlenmesini hem de vücutta üretilmesine destek veriyor.
Probiyotikler yok edildiğinde ise ne doğal habitattan ne doğal gıdalardan ne de vücuttan üretilmesi sağlanamıyor.
Probiyotikler bağışıklık sisteminin çok güçlü olmasına büyük destek veriyor. Hastalıkların kaynağı olan patojenlerin etkisiz hale gelmelerinde mükemmel bir savaş yürütüyor.
Probiyotikler yok edildiğinde ise patojenler çoğalıyor ve yaygınlaşıyor. Çok kolay hasta olunuyor. Sık sık hastalanmalar yaşandığından bağışıklık iyice zayıflıyor .
SİNDİRİM VE BAĞIŞIKLIK SİSTEMLERİ ZAYIFLADI
Metabolizmanın ihtiyacı olan proteinler, vitaminler, mineraller ve elzem olan diğer tüm yararlı maddeler artık eskisi gibi kazanılamıyor. Bu eksikler ile hastalıklara zemin hazırlanıyor.
PEKİ !..
MODERN TİCARİ TIP METABOLİZMANIN ESKİSİ GİBİ SAĞLIKLI OLDUĞU SİNDİRİMİN DÜZENLİ, BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİN GÜÇLÜ OLMASI İÇİN EKSİLEN PROBİYOTİKLERİ ÖNERİYOR MU ?
Hayır ..
Eksilen veya zayıflayan probiyotiklerin yeniden en etkin ve engüçlü formları ile yeniden mikrobiyotaya kazandırılması en akılcı ve an mantıklı bir yol olarak ortada durmaktadır.
Ama başka bir yol öneriliyor ve benimsetiliyor.
Probiyotiklerin tercih edilmesinin önüne geçecek, probiyotiklerin yararlılığına gölge düşürecek, probiyotikler hakkında kuşkular uyandıracak, probiyotikler gerekli değil algısı yaratacak manipulasyonlar servis ediliyor.
Modern Ticari tıp ve ilaç sektörleri bu durumdan yine kazanç sağlayacakları başka öneriler ortaya çıkarıyorlar.
METABOLİZMANIN İHTİYACI OLAN PROTEİNLER, VİTAMİNLER VE MİNERALLER AZALDI MI , EKSİLDİ Mİ?
Tamam bütün eksilenleri, azalanları, ihtiyaç olarak gereksinim duyulanları yine kimya ilaç sanayi hepsini üretti.
Yani sindirim sisteminin düzenli olmasını boşverin sindirim sisteminde besinler tam sendirilmesin besinlerin içeriklerindekiler emilim yapılmasın, bağışıklık sisteminin zayıflamasını boşverin, bağırsaklardaki flora bozulsun, organların senkronize çalışması aksaması devam etsin.
Boş verin ve bunları hiç düşünmeyin.
BİZ SİZE GIDA TAKVİEYELERİ HAZIRLADIK
BUNLARI DEVAMLI KULLANIN , HATTA ÖMÜR BOYU KULLANIN.
Türkiyede takviye çılgınlığı yaşanıyor.
BİG FARMA nın yeni oyunu bu ..
Bağışıklık sistemi zayıflamış, sindirim sistemi bozulmuş bir ülkenin insanlarını yeni kazanç tuzaklarına çekebilmek için metabolizmanın ihtiyacı olan proteinleri, vitaminleri, mineralleri , elementleri yeni bir fonksiyonel sağlık konsepti kullanıyorlar.
ABD de hazırlanan ve pazarlanan Fonksiyonel Tıp Akademisi diye bir dizi eğitim ile ülkemizdeki en başta doktorlara, eczacılara, diyetisyenlere ve sağlık çalışanlarına bu konsepti benimsetiyorlar.
Modern Tıp karşıtı gibi bir maske ile alternatif bir akım gibi benimsetiyorlar.
Takviyeleri ilaçtan öte bir çare arayanlara yeni bir zorunluluk olarak algılattırıyorlar.
Beslenmenin unutturulduğu, beslenme ile insan metabolizmasının bütünselliğinin önemsenmediği bir platform oluşturuyorlar.
İddiaları; Türkiyedeki insanların D vitaminleri seviyesi çok düşük,
Nedeni Güneş eski güneş değil ondan diyenlerde bulunuyor.
C vitamini eksik , Eski meyveler kalmadı.
B grubu vitaminler eksik, dışarıdan alınması lazım diyorlar.
Demir eksik , Magnezyum eksik, Kalsiyum eksik, Vitaminler çoğu eksik .
Ehh .. Ne yapmak gerekiyor.
Sindirim sistemini yeniden düzenli hale getrimek mi?
Bağışıklık sistemini güçlendirmek için mikrobiyotadaki eksilen probiyotikleri kazandırmak mı ?
Yok bunlar ile uğraşmaya gerek yok
Bırakın bunları ..
Zaten doğa kirlendi, Doğal gıdalarda kalmadı
Hemen takviye almaya başlayın
Hem doğadan hem doğal gıdalardan hem vücudun kendisinin üretebileceklerinden bunlar alınamaz.
İŞTE BU BİG FARMANIN OYUNU BU..
Bu oyun bozulabilir mi?
Bütün dünyanın egemenlerinin kurguladığı bu girdaptan çıkmak mümkün mü ?
Olabilir
Mümkün...

Türkiye antibiyotik tüketiminde dünya 1. cisidir.
Yani diğer ülkelerden çok daha fazla ülkemizdeki insanlar fazla ve gereksiz antibiyotik kullanmaya devam ediyor.
Bu önlenmiyor, durdurulamıyor veya durdurulması istemniyor.
Bunun sonucunda ortaya çıkan antibiyotik dirençliliğinde de Türkiye dünya 1. cisidir.
Yani artık ülkemizde; özellikle hastane enfeksiyonlarındaki ve salgın hastalıklardaki mikroplar çok güçlü ve çok dirençli bir forma dönüştüler.
Öyle bir facia ile karşı karşıyayız ki artık antibiyotikler bu dirençli hala gelmiş süper mikropları öldüremiyor, yok edemiyor.
Bu durumu idrar yolu enfeksiyonlarında, midedeki Helicobacter Pyolryde, bağırsaklardaki mikrobik hastalıklarda, tüberkülozv.b. gibi hastalıklarda görmekteyiz.
İyileşmeyen ve tekrarlayan hastalıklar karşısında antibiyotik kullanımı aylarca veya yıllarca sürmektedir.
Ömür boyu kullanmalısın diye saçma çaresizlikler yaşanmaktadır.
Yakın tarihlerde cerrahi operasyonlar enfeksiyonlardan dolayı yapılamayacak duruma gelecek.
Salgın hastalıklar durdurulamayacak, kitlesel ölümler yaşanacak.
ANTİBİYOTİKLER PROBİYOTİKLERİ ÖLDÜRÜYOR, YOK EDİYOR.
ANTİBİYOTİKLER SİNDİRİM SİSTEMİNİ BOZUYOR
ANTİBİYOTİKLER BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ ZAYIFLATIYOR .
Bu başlıklar basit bir açıklama değil.
Tümüyle bozulan bir insan anatomisinin resmidir.
Probiyotikler sindirim sisteminin düzenli olmasını sağlıyor.
Besinlerin tam olarak sindiriminin ve emiliminin sağlanmasında çok büyük rolleri bulunuyor.
Aynı zamanda metabolizmanın ihtiyacı olan proteinlerin, vitaminlerin, minerallerin, aminoasitlerin ve diğer tüm bioyararlı maddelerin hem doğal habitattan ve doğal gıdalardan sentezlenmesini hem de vücutta üretilmesine destek veriyor.
Probiyotikler yok edildiğinde ise ne doğal habitattan ne doğal gıdalardan ne de vücuttan üretilmesi sağlanamıyor.
Probiyotikler bağışıklık sisteminin çok güçlü olmasına büyük destek veriyor. Hastalıkların kaynağı olan patojenlerin etkisiz hale gelmelerinde mükemmel bir savaş yürütüyor.
Probiyotikler yok edildiğinde ise patojenler çoğalıyor ve yaygınlaşıyor. Çok kolay hasta olunuyor. Sık sık hastalanmalar yaşandığından bağışıklık iyice zayıflıyor .
SİNDİRİM VE BAĞIŞIKLIK SİSTEMLERİ ZAYIFLADI
Metabolizmanın ihtiyacı olan proteinler, vitaminler, mineraller ve elzem olan diğer tüm yararlı maddeler artık eskisi gibi kazanılamıyor. Bu eksikler ile hastalıklara zemin hazırlanıyor.
PEKİ !..
MODERN TİCARİ TIP METABOLİZMANIN ESKİSİ GİBİ SAĞLIKLI OLDUĞU SİNDİRİMİN DÜZENLİ, BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİN GÜÇLÜ OLMASI İÇİN EKSİLEN PROBİYOTİKLERİ ÖNERİYOR MU ?
Hayır ..
Eksilen veya zayıflayan probiyotiklerin yeniden en etkin ve engüçlü formları ile yeniden mikrobiyotaya kazandırılması en akılcı ve an mantıklı bir yol olarak ortada durmaktadır.
Ama başka bir yol öneriliyor ve benimsetiliyor.
Probiyotiklerin tercih edilmesinin önüne geçecek, probiyotiklerin yararlılığına gölge düşürecek, probiyotikler hakkında kuşkular uyandıracak, probiyotikler gerekli değil algısı yaratacak manipulasyonlar servis ediliyor.
Modern Ticari tıp ve ilaç sektörleri bu durumdan yine kazanç sağlayacakları başka öneriler ortaya çıkarıyorlar.
METABOLİZMANIN İHTİYACI OLAN PROTEİNLER, VİTAMİNLER VE MİNERALLER AZALDI MI , EKSİLDİ Mİ?
Tamam bütün eksilenleri, azalanları, ihtiyaç olarak gereksinim duyulanları yine kimya ilaç sanayi hepsini üretti.
Yani sindirim sisteminin düzenli olmasını boşverin sindirim sisteminde besinler tam sendirilmesin besinlerin içeriklerindekiler emilim yapılmasın, bağışıklık sisteminin zayıflamasını boşverin, bağırsaklardaki flora bozulsun, organların senkronize çalışması aksaması devam etsin.
Boş verin ve bunları hiç düşünmeyin.
BİZ SİZE GIDA TAKVİEYELERİ HAZIRLADIK
BUNLARI DEVAMLI KULLANIN , HATTA ÖMÜR BOYU KULLANIN.
Türkiyede takviye çılgınlığı yaşanıyor.
BİG FARMA nın yeni oyunu bu ..
Bağışıklık sistemi zayıflamış, sindirim sistemi bozulmuş bir ülkenin insanlarını yeni kazanç tuzaklarına çekebilmek için metabolizmanın ihtiyacı olan proteinleri, vitaminleri, mineralleri , elementleri yeni bir fonksiyonel sağlık konsepti kullanıyorlar.
ABD de hazırlanan ve pazarlanan Fonksiyonel Tıp Akademisi diye bir dizi eğitim ile ülkemizdeki en başta doktorlara, eczacılara, diyetisyenlere ve sağlık çalışanlarına bu konsepti benimsetiyorlar.
Modern Tıp karşıtı gibi bir maske ile alternatif bir akım gibi benimsetiyorlar.
Takviyeleri ilaçtan öte bir çare arayanlara yeni bir zorunluluk olarak algılattırıyorlar.
Beslenmenin unutturulduğu, beslenme ile insan metabolizmasının bütünselliğinin önemsenmediği bir platform oluşturuyorlar.
İddiaları; Türkiyedeki insanların D vitaminleri seviyesi çok düşük,
Nedeni Güneş eski güneş değil ondan diyenlerde bulunuyor.
C vitamini eksik , Eski meyveler kalmadı.
B grubu vitaminler eksik, dışarıdan alınması lazım diyorlar.
Demir eksik , Magnezyum eksik, Kalsiyum eksik, Vitaminler çoğu eksik .
Ehh .. Ne yapmak gerekiyor.
Sindirim sistemini yeniden düzenli hale getrimek mi?
Bağışıklık sistemini güçlendirmek için mikrobiyotadaki eksilen probiyotikleri kazandırmak mı ?
Yok bunlar ile uğraşmaya gerek yok
Bırakın bunları ..
Zaten doğa kirlendi, Doğal gıdalarda kalmadı
Hemen takviye almaya başlayın
Hem doğadan hem doğal gıdalardan hem vücudun kendisinin üretebileceklerinden bunlar alınamaz.
İŞTE BU BİG FARMANIN OYUNU BU..
Bu oyun bozulabilir mi?
Bütün dünyanın egemenlerinin kurguladığı bu girdaptan çıkmak mümkün mü ?
Olabilir
Mümkün...