Büyük İstanbul Depremi Gerçeği Ve Gelişine Sallayanlar(Üfürükçüler)

IronWolfTamga

Müdavim
Puan 123
Çözümler 0
Katılım
15 Mayıs 2026
Mesajlar
1,236
Beğeni
1,179
Puan
123
Konum
Düzce/Akçakoca
Şehir
Düzce
@IronWolfTamga
Son zamanlarda ortaya atılan "Marmara'da 8 büyüklüğünde deprem olabilir" iddiası, kamuoyunda endişelere yol açarken iki önemli deprem uzmanından iddialara itiraz geldi. Prof. Dr. Osman Bektaş ve Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, konuya ilişkin yaptıkları açıklamada aynı noktada buluştu.
1780356406825.png

"ENERJİNİN BİR KISMI DEPREM OLUŞTURMADAN BOŞALMAKTADIR"

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) eski öğretim üyesi Prof. Dr. Osman Bektaş, İstanbul’da 8 büyüklüğündeki deprem iddialarına karşı fayı izleyen uydu (GPS-InSAR) verilerine işaret ederek “Marmara’da M8 deprem söylemi bilimsel verilerle uyumlu değildir. Kuzey Anadolu Fayı, Marmara içinde tek parça bir yapı değil, çok sayıda segmentten oluşan karmaşık bir sistemdir.” dedi.
1780356446418.png
“Bu nedenle kırılma davranışı da tek ve büyük değil, parçalıdır. Jeodezik (GPS–InSAR) veriler, Marmara’daki bazı fay segmentlerinde kısmi sürünme (creep) olduğunu açıkça göstermektedir. Fayın tamamı kilitli değildir Enerjinin bir kısmı deprem oluşturmadan boşalmaktadır.” ifadelerini kullanan Bektaş, “Bu durum, maksimum deprem büyüklüğünü sınırlayan kritik bir etkendir. Tarihsel depremlerin büyüklükleri doğrudan ölçüm değil, yoruma dayalı tahminlerdir ve yüksek belirsizlik içerir.” sözlerini sarf etti.

Bektaş, sözlerinin devamında, “Tüm jeolojik ve jeofizik veriler birlikte değerlendirildiğinde: Marmara için M<7 deprem senaryosu güçlü bir bilimsel seçenektir. Ancak bu, riskin düşük olduğu anlamına gelmez.” ifadelerini kullandı.
1780356476278.png

“8’LİK DEPREM İÇİN 3 TANE MARMARA LAZIM”

Konuya ilişkin açıklama yapan Prof. Dr. Şener Üşümezsoy ise, "Bir Fransızlar çalıştı diye İstanbul'un anasını ağlattılar. '8 büyüklüğünde deprem olacak' diyorlar. Yahu 8 büyüklüğünde deprem olması için 500 kilometrelik bir fayın kırılması gerekir. Peki, Marmara'nın toplam uzunluğu ne kadar? Sadece 150 kilometre! 8'lik deprem için 3 tane Marmara lazım.” ifadelerine yer verdi.

Üşümezsoy, “6 Şubat depreminde Adıyaman'dan Antakya'ya 400 kilometre fay kırıldı da anca 7.8 oldu. Demek ki bu senaryoları yazanlar ne sayı saymasını biliyor ne de jeoloji." derken "İznik Gölü'nde batık bir bazilika buldular diye hemen 'büyük deprem geliyor' dediler. O bina yana doğru yıkılmamış, aşağı doğru gömülmüş. Yani burada yanal hareket eden bir fay yok, dağlar yükselirken ova çöküyor. Bu durum 17 Ağustos gibi bir deprem yaratmaz.” açıklamasında bulundu.

Sözlerinin devamında, “Gemlik'teki hareketlilik ise bir sürü küçük fayın sıcak sularla etkileşimi sonucu oluşan mikro depremlerdir” diyen Üşümezsoy, “Büyük bir depremin çıkması için büyük bir fayın kırılması gerekir, burada öyle bir durum yok." sözlerini sarf etti.



Kaynak :
Bağlantı linkini görmek için giriş yapın veya kayıt olun.



 
1999 depremini İstanbul da yaşadım
2023 depremini Diyarbakır da yaşadım

Maraş depreminde tamam yolun sonuna geldim diye düşünecek kadar çok büyük sarsıntı yaşadım,
Yaşamayan bilemez o anki çaresizliği
Deprem değil yapı öldürür bunu canlı canlı gördüm,
Depreme dayanıklı binalar inşa etmeliyiz, çalmadan çırpmadan sağlam binalar yapmalıyız.
Bir kez daha depremlerde hayatına kaybedenlerin mekanı cennet olsun.
 
"Sürekli 'İstanbul depremi kapıda', 'Yıkılacağız, yok olacağız' diyerek insanları paniğe ve çaresizliğe sürükleyen açıklamalardan artık gerçekten yorulduk. Evet, Türkiye bir deprem ülkesi ve İstanbul’un bir deprem gerçeği var; bunu kimse inkâr edemez. Ancak insanları sürekli korkutarak, her gün korku dolu senaryolar yazarak hiçbir sorunu çözemeyiz.

Korku insanı felç eder, önlem almasını engeller. Bize lazım olan şey panik değil, bilinç ve planlı hazırlıktır. Deprem bir doğa olayıdır, ancak bunu sürekli bir kıyamet senaryosu gibi pazarlamak sadece toplumun ruh sağlığını bozar. Sürekli felaket tellallığı yapanları değil; bilimsel, yapıcı ve çözüm odaklı konuşan uzmanları dinlemeliyiz. Evlerimizi güvenceye almak, deprem çantası hazırlamak ve ne yapacağımızı bilmek sorumluluğumuzdur. Bunun ötesindeki her türlü 'korku pompalama' çabasına kulaklarımızı tıkamalı ve hayatımızı panikle değil, huzur ve tedbirle sürdürmeliyiz.

İstanbul ve çevresinde büyük bir deprem beklenmediği, Marmara Denizi’nde şehri 8 büyüklüğünde etkileyecek aktif bir fay hattının bulunmadığı kesin bir gerçektir. Ne yazık ki günümüzde bazı akademisyenler halen geçerliliğini yitirmiş eski bilgilerle kamuoyunu yönlendirmeye çalışırken, bilimsel yaklaşımlarına güvendiğim yegane isim Şener Üşümezsoy'dur. Nitekim yer bilimleri dünyasında Marmara'daki riskin abartıldığını savunan bu azınlık görüşe karşın; ana akım sismologlar ve ulusal/uluslararası enstitüler (AFAD, Kandilli Rasathanesi vb.) Kuzey Anadolu Fayı'nın kuzey kolundaki sismik boşluk nedeniyle 7.2 ile 7.6 arasında bir deprem potansiyeline dikkat çekmektedir.Nefret ettiğim Cellal Şengör bunu savunur. Zerre katlısı olmayan bilgisi sadece standart eski dökümanlardan okuduklarından olan analiz araştırmacı değildir dikkate dahi almayın. Şov yapar kibir abidesidir.

Yakın dönemde İzmir’de meydana gelen deprem de göstermiştir ki, bölgedeki fay hatları yeterince tanınmamakta ve gerekli saha araştırmaları yapılmamaktadır. Yıllarca "İzmir’de deprem sallar geçer" algısı hakimken, yaşanan son sarsıntıda fayların dış kaynaklı sismik dalgalardan etkilendiği ve gevşek alüvyon zeminlerin yarattığı zemin büyütmesietkisiyle sarsıntının boyutunun katlanarak büyüdüğü açıkça görülmüştür. Sonuç olarak, yer kabuğu hareketlerine dair teorik belirsizlikler ve tartışmalar ne olursa olsun, bizlerin alabileceği en somut, kesin ve hayati önlem yalnızca depreme dayanıklı, sağlam yapılarda yaşamayı tercih etmektir.
 
insanlar artık kentsel dönüseme yönelmeli
Depremde dayanıksız binalar icin
 
insanlar artık kentsel dönüseme yönelmeli
Depremde dayanıksız binalar icin
aga sap ile saman bir birine karisti bizim burda 7 ay önce bir bina yikim icin ekip geldi 300 mt kare 5 katli binayi 3 kepce 1 haftada yikamadi o kadar saglam bir suru bina gereksiz yere firsat duskunleri tarafindan adamini bularak mutahitler cukur raporu vererek boşu bosuna yiktirdilar 15 gun once yan binadan karot almaya gelen ekip 3 saaten fazla ugrasti ala bilmek icin mutait bizim adamimiz var curuk cikartir donusume sokariz dedi yazik yani bu kadar saglam binalari firsat duskunleri adamcilik sayesinde devletten para alacagiz diye yikliyor bu uyaniklar saniyorki sadece kendileri hesap ediyor devlet malina göz dikenin gözlerini oymazmi allahu teala
 
Tabiki malesef böyle sahtekarlar var
Bunlar şikayet etmek lazım
Benim demek istediğim böyle çürük binalarda insanlarimiz can vermesin
 

Geri
Üst